Kayıtlar

Geçmişe Özlem’

Ah, nerede o eski günler?  Edep vardı, saygı vardı.  Ne edep kaldı, ne de saygı,  Hepsi zamanla yitirildi.  Bakarsın ardına, kocaman bir geçmiş… Ah çekersin, vah çekersin.  Ne geçmişe gidebilirsin ne de geleceğe, Özlem duyarsın hep o ana  Çekilirsin kenara, İzlersin olup biteni… Artık ne önemi var ki? Özlem duyarsın her ana.   Eskilerden kalma bir iz ararsın, Bulamazsın o sıcaklığı. Kırık dökük anılarla, Yine de tutunursun hayata. Özlenildi o günler, Gelmeyecek geri günler, Ama içinde ki o izler;  Dün gibi tazecik duruyor. Varsın yine de gelmesin o eski günler, Ama kalsın hayatımızda güzel insanlar; Güzellikleriyle hayat katsınlar, Yolumuza ışık olsunlar.

Hayat bir kargaşa’

Hayat bir kargaşa, Ne mutlu sağ çıkana.  Anı yaşayana,  Geçmişe takılı kalmayana. Dertler say say bitmez.  Hele ki sonu hiç gelmez.  Ne içine atıp kederlenirsin? Sağ çıkamazsın o berzahtan.   Her yeni günde bir umut,  Yeşerir, büyür bu umut. Sal gitsin içinde ki karanlığı. Karanlıklar kavuşsun aydınlığa.  Yük olur söylenmeyen her söz,  Neler saklıdır en derinde? Kaçarsın kendinden, Karanlıkta bulursun izini.  Aynaya bakarsın,  Tanımazsın o yüzünü.  Ne zaman kaybettin kendini?  Hangi an susturdun içinde ki özü?  Bir kıvılcım kalır,  Kül olmuş yanlarında.  Bir adım atsan, çıkarsın berzahından.  İnsan en çok kendine esir. 

Her şey senin bakış açınla alakalıdır’

İmtihanlarla karşılaştığında, karşılaştığın imtihanı geçici bir yolculuk olarak gördüğünde, bu yolculuğun ve bu yolculukta çıkaracağın derslerin senin hayatında  bir anlamı olur. Senin imtihana olan yaklaşımın ve bakış açın, imtihanın şekillenmesinde belirleyici bir rol oynar. Bu yüzden senin imtihanı nasıl yorumladığın önemlidir. Örneğin: Bir öğretmen olarak gördüğünde, senin için ders taşır. Bir emanet olarak gördüğünde, sabır kazanırsın. Bir ayna olarak gördüğünde ise kendinle yüzleşirsin. Bu süreç, geçici ve anlamlıdır; neyi öğrenmen gerektiğini fark edersin, sabır ve dayanıklılık kazanır, sınırlarını görür ve kişisel farkındalığını artırırsın. Her derdi bir imtihan olarak görmediğinde, senin aleyhine değil de çıkarman gereken bir ders olduğunu düşündüğünde ve onu bir fırsat olarak nitelendirdiğinde, yük hafifler ve anlam derinleşir. İmtihanı sadece bir dert olarak görürsen, stresli ve sancılı bir süreç geçirmiş olursun. Ama imtihanın ebedi olmadığını bildiğinde;...

Olmak istemediğin yerden kendine’

Bazen insan, olmak istediği yerde değildir. Ama hayat, onu tam da olması gereken yerde tutar. Önce direnirsin. Sonra alışırsın. Sonra fark etmeden değişirsin. Ve bir gün bakarsın ki, kaçmak istediğin yer, seni sen yapan bir parçaya dönüşmüş. Çünkü insan tuhaf bir varlık; alışır, dönüştürür ve yeniden kurar kendini. Hayat ise kusursuz değildir. İnişleri vardır, çıkışları, kazançları ve en çok da kayıpları… Kayıplar en sert öğretmendir; ya kırar insanı ya da büyütür. Hatalar düşündürür, kayıplar durdurur, kabullenmek ise hafifletir. Ve en sonunda insan şunu öğrenir: Olgunluk, yaşananlarda değil, onlara yüklediğin anlamda saklıdır.

Mutluluğu Aramak’

Mutluluğu uzaklarda değil, an’da bulduğunda… Sevgiyi uzaklarda değil, yanı başında aradığında… Kötülüğü kötülükle yarıştırmak yerine iyilikle karşılık verdiğinde… Negatif düşüncelerin yerine pozitifi düşünmeyi seçtiğinde… Yalnızlığı bir eksiklik değil, kendin için bir fırsat olarak gördüğünde… Sevgiyi dışarıda aramak yerine, kendini sevmeyi öğrendiğinde… İmrenerek yaşamak yerine, imrenilen biri olmak için kendine yatırım yaptığında… İşte o zaman anlayacaksın; Her şeyin ne kadar fazlasıyla anlam kazandığını.  Her şeyin yaşadığımız andan ibaret olduğunu.  Her şeyin ve herkesin ne kadar geçici ve ne kadar hafif olduğunu. Mutluluğu bazen sadece sıcak, huzurla içilen bir fincan kahvede bulacaksın. Eline aldığın yeni bir kitabı okuduğunda içinde kelebekler uçtuğunda çocuklar gibi mutlu olduğunda. Ve kendini kimseye kanıtlamak zorunda olmadığını öğrendiğinde, gerçek anlamda mutlu olacaksın. Mutluluğu uzaklarda değil, mutluluğu yanıbaşında ara.  Mutlu olmak senin elinde, mutluluk...

Çocuk Aşı ( Zehirlenme) Programı

  “Eğer bir çocuk     Aşılama programındaki tüm aşıları olursa, yaklaşık 13.000 mikrogram alüminyum, 600 mikrogram cıva ve 200'den fazla farklı kimyasal madde almış olur” “Bu aşıların güvenli oldukları hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.” Dr. Sherry Tenpenny  Dr. Sherry Tenpenny, Amerikalı aşı karşıtı Tıp doktoru ve aşıların çocuklara verdiği zararları görmeye başladığında bu gerçekle yüzleşmiş.  Aşıların ne kadar tehlikeli olduğunu ifşa etmiş bir doktordur. Her bir aşının içerisinde neler olduğunu tüm detaylarıyla anlatıyor. İçinde Abort edilmiş hayvan fetüslerinden tutun, sinir sistemine zarar verecek toksinler vs...  Kendisi buna *Çocukluk Aşı Programı* olarak adlandırmıyor, aksine *Çocukluk Zehirlenme Programı* olarak adlandırıyor. Barbara O’neill, ise alternatif tıp destekcisidir. Ama kişilik olarak ya da en basitinde Wikipedia araştırdığınızda kendisi hakkında ileri geri yazılıp çizilmiş, kişiliği ise tehlikeli ve asılsız alternatif tıp iddalarıyla tanıml...