Kayıtlar

Mart, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Her şey senin bakış açınla alakalıdır’

İmtihanlarla karşılaştığında, karşılaştığın imtihanı geçici bir yolculuk olarak gördüğünde, bu yolculuğun ve bu yolculukta çıkaracağın derslerin senin hayatında  bir anlamı olur. Senin imtihana olan yaklaşımın ve bakış açın, imtihanın şekillenmesinde belirleyici bir rol oynar. Bu yüzden senin imtihanı nasıl yorumladığın önemlidir. Örneğin: Bir öğretmen olarak gördüğünde, senin için ders taşır. Bir emanet olarak gördüğünde, sabır kazanırsın. Bir ayna olarak gördüğünde ise kendinle yüzleşirsin. Bu süreç, geçici ve anlamlıdır; neyi öğrenmen gerektiğini fark edersin, sabır ve dayanıklılık kazanır, sınırlarını görür ve kişisel farkındalığını artırırsın. Her derdi bir imtihan olarak görmediğinde, senin aleyhine değil de çıkarman gereken bir ders olduğunu düşündüğünde ve onu bir fırsat olarak nitelendirdiğinde, yük hafifler ve anlam derinleşir. İmtihanı sadece bir dert olarak görürsen, stresli ve sancılı bir süreç geçirmiş olursun. Ama imtihanın ebedi olmadığını bildiğinde;...

Olmak istemediğin yerden kendine’

Bazen insan, olmak istediği yerde değildir. Ama hayat, onu tam da olması gereken yerde tutar. Önce direnirsin. Sonra alışırsın. Sonra fark etmeden değişirsin. Ve bir gün bakarsın ki, kaçmak istediğin yer, seni sen yapan bir parçaya dönüşmüş. Çünkü insan tuhaf bir varlık; alışır, dönüştürür ve yeniden kurar kendini. Hayat ise kusursuz değildir. İnişleri vardır, çıkışları, kazançları ve en çok da kayıpları… Kayıplar en sert öğretmendir; ya kırar insanı ya da büyütür. Hatalar düşündürür, kayıplar durdurur, kabullenmek ise hafifletir. Ve en sonunda insan şunu öğrenir: Olgunluk, yaşananlarda değil, onlara yüklediğin anlamda saklıdır.

Mutluluğu Aramak’

Mutluluğu uzaklarda değil, an’da bulduğunda… Sevgiyi uzaklarda değil, yanı başında aradığında… Kötülüğü kötülükle yarıştırmak yerine iyilikle karşılık verdiğinde… Negatif düşüncelerin yerine pozitifi düşünmeyi seçtiğinde… Yalnızlığı bir eksiklik değil, kendin için bir fırsat olarak gördüğünde… Sevgiyi dışarıda aramak yerine, kendini sevmeyi öğrendiğinde… İmrenerek yaşamak yerine, imrenilen biri olmak için kendine yatırım yaptığında… İşte o zaman anlayacaksın; Her şeyin ne kadar fazlasıyla anlam kazandığını.  Her şeyin yaşadığımız andan ibaret olduğunu.  Her şeyin ve herkesin ne kadar geçici ve ne kadar hafif olduğunu. Mutluluğu bazen sadece sıcak, huzurla içilen bir fincan kahvede bulacaksın. Eline aldığın yeni bir kitabı okuduğunda içinde kelebekler uçtuğunda çocuklar gibi mutlu olduğunda. Ve kendini kimseye kanıtlamak zorunda olmadığını öğrendiğinde, gerçek anlamda mutlu olacaksın. Mutluluğu uzaklarda değil, mutluluğu yanıbaşında ara.  Mutlu olmak senin elinde, mutluluk...